11 Aralık 2017

EV YAPIMI SİRKE TARİFİ

Şekersiz Elma Sirkesi

Doğal meyvelerimden meyve suyu (komposto) ve meyve püresi konservesi yapıyordum. Yumuşamaya başlayan bir adet elma vardı, ona bakıp denemeye karar verdiğim bir iş oldu "sirke"! Yani bir elma bile yetiyor sirke yapmanıza! Yarım litre kadar çıkıyor. Zaten çok fazla tüketemiyoruz bize yeter. Siz de salatalarınıza azar azar kullananlardansanız size de yetecektir. Nasıl olsa yapılışında hiçbir zorluk yok. Tutarsa ne ala, tutmazsa başka bir meyve şenliğinde tekrar denerim diye düşündüm. 

Tarif için İbrahim Saraçoğlu'nun tarifinden yola çıktım, biraz uyarladım, elbette şekersiz. Gelelim neler kullandığıma ve nasıl yaptığıma. 

ŞEKERSİZ EV YAPIMI SİRKE TARİFİ
MALZEMELER:
+ Elma (veya istediğiniz başka bir meyve): 1 adet (kabukları bile oluyor)
+ İçme Suyu: Yaklaşık yarım litre
+ Bal: Yarım yemek kaşığı 
+ Kaya Tuzu: 1 çay kaşığı
+ İsteğe bağlı nohut: Sirke karışımını hazırladıktan 2 hafta sonra: 3-4 adet

YAPILIŞI:
🍎 Elmaları kabuklarıyla birlikte güzelce yıkıyoruz. 
🍏 Ortadaki çekirdekli kısmı ve sapını ayıklayıp diğer kısımları dilimleyip sirke yapacağımız kavanoza yerleştiriyoruz (ben elma dilimleyici kullanıyorum çok pratik oluyor). 
🍎 Ayrı bir kapta bir miktar su içinde diğer malzemeleri karıştırıp elmaların üzerine döküyoruz. 
🍏 Kalan suyu tamamlıyoruz (elmaların üzerini geçecek kadar olacak). 
Kavanozun ağzını tülbent ile örtüyoruz. Bu sayede hava almış oluyor, ama aynı zamanda meyve sineklerinden ve böceklerden de korunuyor. Ben tülbentin ağız kısmını lastik ile sağlamlaştırdım. 


🍎 Hazırlık kısmı tamam. Şimdi kavanozu karanlık bir yerde bekletiyoruz. Ben bu iş için kapalı küçük balkondaki bir dolabı tercih ettim. Balkon tercih etme sebebim; ilk denemem olduğu için, olur da meyve sineği gelirse evin içine sokmak istememem. Neyse ki böyle bir sorunla karşılaşmadım ama yine de balkon tercih etmekte fayda var ;)

Sonrasında unutmamak için aşağıdaki gibi bir çizelge oluşturdum. 
Çünkü:
👉 ilk hafta her gün
👉 sonra 2 ay dolana kadar haftada bir 
karıştırmanız gerekecek. 
(Tabii annelik ve hastalıklar sebebiyle arada unuttuğum veya geciktirdiğim karıştırma zamanları oldu...)  

🍏 2 hafta sonra tülbentin kenarından sirkenin içine nohutları attım. Bu sirke yapımını (fermantasyon) hızlandırıp sirke kalitenizi artırıyormuş. Zaten yavaş yavaş sirke kokusunu almaya başlıyorsunuz. 

2 ayın sonunda aşağıdaki şekilde bir görüntü oluştu:


🍎 Oluşan sirkeyi tülbentten cam bir şişeye süzdüm. 


Geldik en zor kısmına: Sirke olmuş mu kontrol etmek! Bunun tek kontrolü tadına bakmak :) 
Tabii ki ben tek başıma bu kontrolü yapamadım. Annemlerden rica ettim. Annem ve anneannem tadına baktılar ve "inanılmaz" olduğunu söylediler. "Yoğun ve kaliteli", söyledikleri ifade buydu. 
Anladığım kadarıyla normal sirkelerden çok daha az miktarlarda aynı lezzeti yakalamak mümkün olabilecek. 

👉 DİKKAT ETMEMİZ GEREKENLER:
🔻 Kullandığımız meyveleri doğal seçmeliyiz. 
🔻 Meyvelerde fermantasyonu etkileyecek başka bir organizma veya ilaç bulunmamalı. Etrafında kararma, çürük vs varsa bunları alabilirsiniz ama küflenmiş ve bozulmuş olmasın. 
🔻 Sirke hazırlarken temiz çalışmamız gerekiyor. Ortama başka organizma sokmamalıyız. 
🔻 Kavanozun ağzını hava almayacak şekilde kapatırsanız reaksiyon sonucu açığa çıkan hava dışarı çıkamaz ve reaksiyon gerçekleşemez. Tamamen açık bırakırsanız da içeri her şey dolabilir. Bu yüzden tülbent tarzı sık kumaşlar örtmek için çok uygun. 
🔻 Benim kavanozum tam dolu olmadığından ağzını kapatmadan karıştırabildim. Sizin kavanozunuz tam doluysa, karıştırma öncelerinde ağzını kapatıp karıştırıp sonra tekrar açabilirsiniz. 


🔻 İstiyorsanız sirkenizi daha uzun süre işleme tabi tutabilirsiniz. Ortalama süreniz 2 ay olmalı. Uzatmak sizin elinizde. 15-20 günde de olacağını söylüyorlar. Zevk sizin :) 

🔻 Her meyveden sirke yapılabiliyor. Ancak her meyvenin sirkesi gıda olarak tüketilmiyor. 

🔻 Ben aynı zamanda ayva kabuklarından da sirke yaptım. O sirkem de başarılı oldu. Onun tüketildiğinden emin olamadığımdan ayırdım. Sebzeleri suda bekletmek için kullanmayı düşünüyorum :) 
Ya da temizlik için (nasıl kıyacağım bilmiyorum ama).

Artık bir elmayla bile sirke yapabileceğimi biliyorum. Zaten meyve sebzeleri ziyan eden bir insan değilim. Seçeneklerim arasına sirke de eklemiş oldum. 

Denemeniz için hiçbir engel yok 😊

Kolay gelsin!

Yaparsanız yorumlarınızı dört gözle bekliyorum.

Diğer şekersiz meyve tariflerimden:
Şekersiz meyve püresi (ve konservesi)
Şekersiz meyve suyu (ve kompostosu)
DEVAMINI OKU

6 Aralık 2017

Evinizi Yılbaşına Hazırlamaya Ne Dersiniz?

İşte Evinizi Yeni Yıla Hazırlayacak Birbirinden Güzel Fikirler :)


Evinizin mis kokusu


Herkes için koku şüphesiz unutulmaz bir ayrıntı. Yılbaşı konseptini en güçlü şekilde hissettirmek için kokuları tercih edebilir, evinizi birbirinen güzel kokulu mumlarla donatabilirsiniz. Portakal, tarçın, karanfil, zencefil gibi malzemeleri kaynatarak doğal aromalarla da evinizin havasını değiştirebilirsiniz.


Kapı süsleri


Yılbaşını evinizin girişinden itibaren hissettireceğiniz bir kapı süsü hazırlamaya ne dersiniz? Bunun için sadece bükülebilir bir tel, zevkinize uygun yılbaşı süsleri ve yapıştırıcı yeterli. Gerisi yaratıcılığınıza kalmış:) 


Hediye paketleri


Yılbaşının olmazsa olmazları hediyeler. Yılbaşı ağacınızın altını boy boy hazır hediye paketleriyle süsleyebilir ya da aldığınız malzeme ve süslerle kendi hediye paketinizi kendiniz hazırlayabilirsiniz. Buradaki püf noktası, yılbaşı ağacınızla uyum içerisinde hazırladığınız hediye paketlerini ağacınızın altında en şık şekilde gösteriyor olmakta gizli.


Mum ışığı sıcaklığı


Mum ışığının içinizi ısıtan sıcaklığını keşfetmeye ne dersiniz? Mumların dekorasyonda yarattığı farka bayılacaksınız! Birbirinden güzel yılbaşı mumlarına biraz göz atın:)


    
Yılbaşına Renk Katın

Şüphesiz kırmızılar, doreler ışıltılarıyla her zaman güzel ve şık. Yılbaşının heyecanını her daim yansıtıyorlar. Ancak eğer klasik renklerin dışına çıkmak, kendi tarzınızda süslemelere gitmek istiyorsanız, mint yeşili ve lacivert gibi canlı tonlar tercih edebilirsiniz. Hatta biraz daha özgün bir dekorasyon olsun isterseniz, kendi favori renginizi veya sevdiğiniz takımın renklerini de kullanabilirsiniz.


Yılbaşının Olmazsa Olmazı Çam Ağacı


Evinizde yılbaşı atmosferini hissetmeniz için en önemli dekorasyon malzemesi yılbaşı ağaçları. İster minicik, ister dev gibi bir çam ağacı… Çeşit çeşit çam ağaçları arasından evinize ve zevkinize en uygununu  seçebilirsiniz.


Evinizi Yaratıcılığınızla Süsleyin


El becerisine güvenenler için yılbaşı dekoru şüphesiz çok eğlenceli. Hünerlerinizi göstermenin çok yolu var. Mesela klasik bir ağaç yerine büyükten küçüğe ahşap dalları halatla birbirine bağlayarak kendi özgün yılbaşı ağacınızı duvara asabilirsiniz. Led ışıklarla da bambaşka bir hava katabilirsiniz.


 

Anılarınız yılbaşı ağacınız olsun

Ailenizle en güzel anılarınızı çerçeveletip, ağaç şeklinde duvara asmaya ne dersiniz? Aralarından geçireceğiniz aydınlatmalarla son dokunuşları yapın. İşte en güzel yılbaşı ağacı şimdi sizin:)




   


Paletlerden neden çam ağacı olmasın?


Kalıplardan uzaklaşıp, doğal bir malzemeyle kendini yansıtmak isteyenler için de bir yolumuz var! Mesela paletin üzerinde kendi kompozisyonunuzu yaratıp ışıklandırarak duvara asabilirsiniz.
 

Yılbaşı Sofrası

Yılın en şık ziyafetine özenle hazırlanın. Enfes yemeklerinizin ve tatlılarınızın sunumunu güzelleştirmek için en önemli nokta sofranızın dekorasyonunu tasarlamak. Fazla kalabalığa kaçmadan, doğru renk tonlarında mumlar ve küçük süsler kullanmak, masanızı gösterişli hale getirmeye yetecektir. Ayrıca servis peçetesinde  yapacağınız ufak dokunuşlarla şıklık yaratabilirsiniz.


             


Evinizi yılbaşına hazırlamak için birbirinden güzel fikirler, Koçtaş Yaşayan Evler Yılbaşı dergisinde. Hemen tıklayın.


                                                       

Bir boomads advertorial içeriğidir.
DEVAMINI OKU

4 Aralık 2017

BEBEK VE ÇOCUK AKTİVİTE: PAMUKTA BİTKİ (+24 AY)

Nostaljik etkinlikleri seviyorum. Oğlumla yine bir gün kitap okuyup bitkiler üzerine konuşurken dedim ki 'neden o da bitkilerin de canlı olduğunu, nasıl yetiştiğini kendi gözleriyle görmesin?'. Artık bunu anlayabilecek yaşta. Evde maalesef bir balkonumuz ve şirin bir bahçemiz yok, bu sebeple her zaman geçerli olan en temiz uygulamaya yöneldik: pamuğa bitki ekmek. İster misin diye sormamla birlikte sevinç çığlığı attı. Tabii ki ister :) 
Malzemeler oldukça basit, hepimizin evinde olan şeyler. Yapması da oldukça basit ve keyifli. Her gün belli miktarda sulaması ve beklemesi ona hem sorumluluk veriyor hem de sabırlı olmayı öğretiyor. Daha önce de çim adam alıp her gün sabırla sulamıştık, onu da çok sevmişti. 
Filizlenmeye başladığındaki mutluluğu ise tarif edilemez. 
Bu kadar basit bir etkinliği yapmamıza engel hiçbir şey yok :) Aslında hazırlığa bile gerek yok...

Hadi başlayalım!

MALZEMELER:
🍥 Boş bir kap
🍥 Pamuk
🍥 Bakliyat: Fasulye, Nohut, Mercimek vs. (Evde ne varsa)
🍥 Su

YAPILIŞI:
👉 Kabın altına bir sıra pamuk yerleştiriyoruz. 

👉 Üzerine dikmek istediğimiz bakliyatları diziyoruz. Biz üç çeşit diktiğimizden hafif bir çizgi çektim ve üçünü sırayla yerleştirdi. 




👉 Üzerini tekrar pamukla kapatıyoruz. 


👉 Güzelce suluyoruz. 

Ben bunun için suluk kaplarını kullandım. Dökülmeyi önleyen alt plastik parçasını çıkarınca çok güzel bir sulama aparatı oldu size de tavsiye ederim :) Ayrıca bir sulama kabı almanıza gerek yok. 

👉 Güneş gören ve soğuk olmayan bir yere bırakıp kurumasına izin vermeden sulamaya devam ediyoruz. Tabii ki sulamayı o yapıyor. 

👉 10 gün içinde filizlenmeye başladı bile! 

Neden hep fasulye ekildiğini de anlamış olduk: en hızlı büyüyen fasulye oldu, sonra nohut :)

👉 Filizlendikten sonra eğer pamuğu delemezse bir delik açarak yardımcı olursanız pamuktan rahatça çıkacaklardır. 

Sonrasında onunla bu güzelliği izleyip başarısından mutlu olmak size kalıyor :) 

İsterseniz saksıya ekerek devam edebilirsiniz. 

Mahsulleri topladıktan sonra da afiyetle yiyebilirsiniz. 

Bol eğlenceler 😊

--------

Diğer aktivite önerilerinden:
 🎯 Sebzeler
DEVAMINI OKU

30 Kasım 2017

VELİLER, ÖĞRENCİLER VE ÖĞRETMENLER İÇİN...

Unutmayın! “Sadece sıralama odaklı başarı değerlendirmesi” ve “başkaları ile mukayese” gibi velilerimizin farkında olmadan yaptıkları davranışlar öğrencilerimizin üzerlerinde çok fazla baskı ve stres oluşturabilmekte, aşırı hırs ve olası başka olumsuz davranışların gelişmesine zemin hazırlayabilmektedir.

Yukarıdaki cümle Okulistik.com sitesinin Manifesto bağlantısından aldığım en beğendiğim cümlelerden. Size tavsiyem tamamını okumanız. Ne kadar her şeyin farkında olduğumuzu zannetsek de bazen kendimizi çok kaptırıp asıl hedeften uzaklaşıp amacımızın çok aksi yönünde ilerleyebiliyoruz. 
Kabul etmeliyiz ki artık "bilinçli anne-baba" dönemi geldi ve devam ediyor. Artık çocuklarımızın her anında her şeyi araştırıp en iyisini bulmaya çalışıyoruz. Okul süreci de bunun en önemli parçası. Biz okulun ve okumanın öneminin ne kadar farkındaysak onlar için bu süreç o kadar "soru işareti". Bu sebeple ne öğretmek istiyorsak keyifle, oyunla, görselle, videoyla, kısacası sıradanlıktan ve ezberden uzak bir şekilde öğretmeye çalışıyoruz. Bu konuda yardım almamız kaçınılmaz. Şimdiki değişen müfredat ve sınav sistemi ise bizi çok aşıyor ✋  

Okula giden çocuğunuz varsa, okula siz gidiyorsanız veya öğretmenseniz ve eğer Okulistik ile -ve sevimli kitap kurdu Taptap ile- daha önce tanışmadıysanız bence tanışın :)
Ben birkaç gündür sitelerini didik didik ettim. 

İsmi çok ilginç değil mi? 
Nedir Okulistik? 
En basit anlatımıyla internet üzerinden erişilen bir eğitim ve öğrenme platformu. 

"2014-2015 öğretim yılında Okulistik Değerlendirme Sınavlarına katılan 3 milyon öğrenci arasında yapılan araştırmaya göre Okulistik İçerik Üyesi öğrencilerin %51 daha başarılı olduğu görülmüş."

Teorik bilgiden uzaklaşıp biraz site detayına girmek gerekirse:

Okulistik 3 ayrı kullanıcı grubu için ayrı içerikler sunuyor:

👱👧 Öğrenciler 
👨👩Öğretmenler 
👪 Veliler

Öğrenciler kısmı çok daha geniş olduğu için benim en ilgimi çeken “veliler” başlığı ile başlayayım. 

Eğer çocuğunuz bir Okulistik öğrenci üyesi ise, siz de bir “Okulistik Veli” üyesi olabiliyorsunuz! Artık dışlanmaya son 😊 Veli olarak üye olduktan sonra çocuğunuzun üyeliğine ait katılım ve başarım durumunu takip edip değerlendirebiliyorsunuz. 

Konuları daha iyi öğrenebilecekleri interaktif konu anlatımları, öğretmen videoları, etkinlikler, soru çözümleri, konu testleri, hazırlık ve online değerlendirme sınavları, elektronik kitaplar ve daha birçok içerik var..

RAHATÇA ŞU TALEPLERDE BULUNABİLİYORSUNUZ:

🙌 Dersi bir de özel öğretmenim anlatsın!
🙌 Bir konuyla ilgili etkinlik yapmak istiyorum!
🙌 Sınavlardaki soruların nasıl çözüldüğünü videolu olarak görmek istiyorum!
🙌 Bir konuyu ne kadar öğrendiğimi bilmek istiyorum!
🙌 Genel değerlendirme sınavlarına katılıp Türkiye geneli, il geneli, okul geneli ve şube geneline göre durumumu görmek istiyorum!
🙌 Yardımcı kitaplara ihtiyacım var!

Hepsini ayrı ayrı inceledim ve özellikle yüksek çözünürlüklü, renkli, eğlenceli-öğretici videolarına bayıldım. Aradığınız her soru için bir cevap buluyorsunuz ve bu cevaplar çok renkli ve eğlenceli oluyor 😊 

Örneğin ilkokula yeni başlayan bir çocuğunuz varsa ilk aklınıza gelen “okula uyum sağlayıp sağlayamayacağı”dır. Bunun için de çok şirin bir videoları var. Bu kırmızı karakteri de (Paspas) çok sevdim. Videoların görüntü kalitelerini çok seveceksiniz (sitenin orijinalinden videoyu izleyebilirsiniz). Yaşayacağı uyum sürecini en rahat şekilde atlatması için yardımcı materyaller içeriyor. 


Bunun dışında:
Okuma-yazma eğitimleri


Interaktif konu anlatımları,
Etkinlikler,
Konu testleri,
Ödevler 

Ile öğrenme sürecini pekiştiriyor. 

Sitede gezip bu güzel videoları izlemeniz için üye olma zorunluluğunuz yok. 


Eğer okula giden çocuğunuz da varsa sınıfına uygun olan sekmeden videoları izletip fikrini alabilirsiniz. Keyifli vakit geçireceğinize eminim. 

Biz Taptap'ı şimdiden çok sevdik 💓

Yeni değişen sınav sistemi için de hazırlarmış ve yukarıdaki bağlantıdan adresinizi ve istediğiniz okulu seçerek deneme sınavına katılım talebinde bulunabiliyorsunuz.

İyi eğlenceler, bol öğrenmeler, beraberinde tatlı başarılar!
DEVAMINI OKU

23 Kasım 2017

Aksesuar ve Soğutma Ürünleri Uğur Soğutma’da

 

Bir derin dondurucuya sahip olduktan sonra, en basit işlemler için bile servis çağırmaktan sıkılmış olabilirsiniz. Sadece basit bir temizlik yapmak için dahi yetkili servislerin yardımına başvurma zorunluluğu, bir yerden sonra sıkıcı hale gelebiliyor. Yanlış anlamayın: Uğur Soğutma tarafından üretilmiş bir derin dondurucu kullanıyorum ve bugüne dek servis ile hiçbir sorun yaşamadım. Her zaman çağırdıktan en fazla birkaç saat sonra gelip, işlerini hızlı ve profesyonel bir şekilde tamamladılar. Ancak halen dezenfeksiyon ve genel temizlik gibi işlemleri kendim yapabilmek istiyorum.

Uğur Soğutma’nın yeni aksesuar ve soğutma ürünleri serisine bu nedenle bayıldım. “Uğur Pratik” adıyla satılan bu seri, hem derin dondurucular hem de buzdolapları için kullanabileceğiniz birbirinden faydalı ve kullanışlı ürünlerden oluşuyor. Derin dondurucunuzun ve diğer beyaz eşyalarınızın uzun ömürlü ve sağlıklı çalışmasını sağlayan Uğur Pratik serisi, beyaz eşyalarınızı en üst performans ile kullanmanız da olanak tanıyor. Ev ve ofis hayatını kolaylaştırmak için tasarlanmış Uğur Pratik serisi, sadece Uğur Soğutma markalı ürünler için değil: Diğer markaların derin dondurucu ve buzdolapları için de kullanılabiliyor. Derin dondurucu ve beyaz eşya modellerinin uzun ömürlü olmasını ve sağlıklı çalışmasını sağlayacak ürünlerden oluşan seri, günlük kullanımda karşılaşılan pek çok sorunun servis çağırmaya gerek kalmadan halledilebilmesini sağlıyor.

 
Hâlihazırda, Uğur Pratik serisinde kireç önleyici, sebil bardaklık, su sebili temizlik ve dezenfeksiyon, Uğur ikram seti, soğutucu ve dondurucu temizleyici, tel ve plastik sepet ürünleri yer alıyor. Bunların hepsi de kendi özel paketlerinde satılıyor ve nasıl kullanmanız gerektiği ya paket üzerinde, ya da paket içinde detaylı bir şekilde izah ediliyor. Uğur Pratik serisinde satışa sunulan ürünlerle, klima temizliğini dahi kendiniz yapabiliriniz. Hem ürünleri incelemek, hem de uygun fiyatlarla sipariş vermek için https://satis.ugur.com.tr/ adresini ziyaret etmenizi tavsiye ediyorum.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
DEVAMINI OKU

14 Kasım 2017

BEBEK VE ÇOCUKLARIN UYKU KALİTESİNDE YATAĞIN ÖNEMİ


Uykusuz bebek büyütmenin zorluğunu ancak uykusuz bebek büyüten anne babalar bilir. Hele ki bu uykusuz bebek, çocukluk dönemine de "uykusuz çocuk" olarak devam ediyorsa... 

Uyku, yetişkin bir insan için bile vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Vücudun her şey için uykuya ihtiyacı vardır. Elektronik bir eşya için "şarj" ne demekse, vücut için de "uyku" odur. Uyku kaliteniz ne kadar düşükse yaşam kaliteniz de o derece hasar görecektir. Evet, yaşadım ve biliyorum maalesef. Bu sebeple tüm yeni anne-baba adaylarına öncelikle "sağlıklı" sonra "uyuyan" bir bebek dilerim :) 

Onun uykuya dalabilmesi, uyurken rahat ve huzurlu olması, bu sayede uyku süresinin uzaması çok önemli. Uyku ile ilgili söylenecekler asla bitmez ve bu tavsiyelerin çocuk ile ilgili olanlarını maalesef genelleyemezsiniz. Biz bu tavsiyelerin hepsini tek tek çürüterek bu yaşa geldik: "her çocuk aynı değildir". 
Uyku konusunda yazmak için çok gidip geldim. Çok yazıp sildim. Bu konuda en dertli annelerden biriyim. Fakat "uyku" konusu, yazmak için çok uzun, zor ve hassas bir konu. Bu sebeple her annenin ortak derdi olan, uyku sorunu sebebiyle benim daha da hassas olduğum, "rahat yatak bulmak" konusunda kendi tavsiyemi paylaşacağım.  

Pamuk, oğlum ile ilgili konularda benim hep birinci tercihim olmuştur: Kıyafet, eşya, oyuncak, yatak... Hem geleneksel olması, hem doğallığı, hem hava geçirgenliği sebebiyle terletmemesi, hem terlediği durumlarda terini emmesi, hem yumuşaklığı sebebiyle... Yatağını seçerken de yine pamuk olmazsa olmazımdı. 

Kendim de -oğlumdan bağımsız- uyku bozukluğu yaşayan biri olarak seçilen yatağın uyku kalitesindeki önemini bizzat deneyimledim. Rahat etmediğiniz, sağlıksız bir yatakta uyanmak gün boyu ağrılı, yorgun, sinirli olmanıza yol açıyor. Bunu bildiğimden oğlumun yatağını seçerken çok araştırma yaptım. Bebek beşiğinden başlayarak şimdiki yattığı yatağa kadar hep ince eleyip sık dokudum. 
Benim araştırmalarım Yatsan bebek yatağı ile sonuçlandı. Hem pamuk olması, ama aynı zamanda da çift taraflı kullanımla yün tarafının da seçilebilmesiyle yaz-kış geçişlerinde kolaylık sağlaması, Bonbon'da yıkanabilir kılıf olması (😉) fazla düşünceye yer bırakmadı (Bonbon ismi çok şirin değil mi?). Ama üzülmeyin, yıkanabilir kılıf olmayan model olsa da alezleri mevcut 🙂 Siz de isterseniz yukarudaki bağlantıdan yataklara göz atabilirsiniz. Farklı ebatlar var merak etmeyin, sayfaya ilk girdiğinizde bütün yataklar tek ebatmış gibi gözüküyor (ben öyle sanmış ve üzülmüştüm) ama ürün detayında istediğiniz ebatı seçebiliyorsunuz (bu benim için önemli, özellikle büyüyen yataklarda iki boya birden ihtiyaç oluyor çünkü).
İnternetten sipariş ettiğinizde 24 saat içinde kargoya teslim edilip kapınıza geliyor.        

Oğlum kendi kendine uyumaya başlasa da ilk yatışında ben de bir süre onun yanında uzanıyorum. O yüzden yatak kalitesini bizzat kendim de onaylayabilirim. Gerçi sırf bu yüzden yanında uyuyakalıp sonra yatağıma gitmek sorun olduğundan bu benim için bir şikayet konusu sayılabilir ama olsun 😴 

Umarım siz de memnun kalırsınız. Keyifli, huzurlu, taptatlı rüyaları(nız) olsun...

💤💤💤💤
🛏🐻🐨🛌
DEVAMINI OKU

24 Ekim 2017

BEBEK ve ÇOCUK AKTİVİTE ÖNERİLERİ (+12 AY, +18 AY +24 AY, +36 AY)

Bu seferki aktivitemiz sağlıklı beslenme üzerine oldu. Sebzeleri tanıma, farklarını anlama, faydalarından bahsetme. En sonunda da başka bir etkinlikle birleştirdik daha da keyifli oldu :) 

Biliyorsunuz yaz mevsimi meyve ağırlıklı, kış mevsimi ise sebze ağırlıklı bir mevsim. Yazın nasıl rengarenk meyvelerle şenleniyorsak kışın da bizi aynı şekilde sebzeler karşılıyor. Ben yazın son kalan doğal kabaklarını buzluğa atmak üzereyken oğlumla sohbet ediyorduk. Sonra kabak ve salatalık arasındaki benzerliğe geldi konu; çünkü bir kitabında ikisinin çizimi çok benziyor ve haklı olarak karıştırıyordu. Hemen ikisini de çıkarıp gösterdim. Ardından 'aslında şu an buzdolabı bir sebze cenneti, neden sebze öğrenme oyunu oynamıyoruz' dedim. 

Sırayla kabak, salatalık, pırasa, havuç, soğan, sarımsak, patates, domatesbiber elime ne geldiyse çıkararak güzelce yıkadım. 

Sevimli doğrama tahtamızın üzerine güzelce dizdim. Hepsini tek tek inceledik, konuştuk. 

Sıra oyunlarımızı üretmeye geldi. Aklıma gelenleri yazdım, kalanı sizin hayal gücünüze bırakıyorum:

OYUN ÖNERİSİ -1
🔺 Gözlerimizi kapatıyoruz. 
🔺 Elimize bir sebze alıyoruz. 
🔺 Dokunarak hangi sebze olduğunu bilmeye çalışıyoruz. 

Tabi ki kendisi hile yapıp gözünü açıyor :) 
Siz de gözlerinizi kapatıp ondan size bir sebze seçip vermesini isteyin. Siz gözleriniz kapalı bir şekilde sebzeyi bilmeye çalışırken daha çok eğleniyor 💙

OYUN ÖNERİSİ -2
🍆 Bir torbaya sebzelerimizi dolduruyoruz (bez torba olursa daha güzel olur). 

🍄 Seçmesi gereken sebzenin ismini söylüyoruz.

🌽 Bakmadan, eliyle torbanın içini karıştırarak o sebzeyi torbadan çıkarmaya çalışıyor. 

🍋 Tabi ki yine hile yapıp gözünü kaydırıyor ama biz fark etmiyoruz :)


OYUN ÖNERİSİ -3
🍄🍅🍈
Bizde tam olarak bu sebzelerden oluşan güzel bir PuzzleAdam puzzle'ı var. Sanırım KitapYurdu'ndan almıştım. Bu puzzle'ı birlikte tamamladık. Sonrasında gerçek sebzeleri puzzle'daki resimlerin üzerine yerleştirdi :) Puzzle'daki sebzelerin aynısını seçmem tamamen tesadüf! Ama çok şık olmuş değil mi?
Sonrasında o minik elleri afiyetle yiyoruz tabi ki... Tam mevsimi!

Sizde de: 
Puzzle/Yapboz 
Kitap 
Fotoğraf 
Eşleştirme kartı 
Gazete
gibi sebze resimleri olan kaynaklar varsa eşleştirmelerini isteyebilirsiniz? 
Hatta yoksa kendiniz bile çizebilirsiniz?

En eğlencelisi bu kısımlar çünkü :)


OYUN ÖNERİSİ -4
Sebzelerden irili ufaklı ikişer tane seçip karışık halde önüne koyarak eşleştirmesini istiyoruz. 


Tabi ki oyun önerilerini artırabilirsiniz. 

Bunları yaparken sebzelerin faydalarını anlatmayı unutmadık tabi ki! Hepsinin çok faydalı olduğunu, onları yedikçe ne kadar güçlü kuvvetli ve sağlıklı olacağımızı, hangi hayvanların hangisini çok sevdiğini her fırsatta vurguladık. 

Havuç yedikçe evde zıp zıp zıplıyoruz zaten...

Bizim ufaklık bu oyuna bayıldı. Oyunu uzun süre oynadık, bittikten sonra artık sıkılmıştır diyerek sebzeleri dolaba kaldırdım. On dakika sonra 'sebzeler nerede' diye bir arayışı vardı görmeniz lazım :) 

Bir de tek tek sayım yapıp hesap sordu! Kabağı buzluğa kaldırmıştım, buzluk poşetinden aynen geri çıkarmak zorunda kaldım :) 

Umarım sizinkiler de sever. 

Tabi aynı oyun meyvelerle de oynanabilir. 

Bol gülücüklü aktiviteleriniz olsun! 
DEVAMINI OKU

3 Ekim 2017

KİTAP YORUMU: PSİKİYATRİST (WULF DORN, PEGASUS YAYINLARI)



Wulf Dorn'un ismini sıklıkla duyduğumu inkar edemem. Ancak son kitap karar mercii her zaman sevgili Fenom ve Çidom olmuştur. Onlar benim tarzımı ezberlediler; neden keyif alırım, neden sıkılırım, neye dayanamam ve hangisinde empati yaparak hayatımı zehir ederim çok iyi bilirler.

Onayları akabinde Psikiyatrist ile başladım psikolojik gerilim uzmanının kitaplarına. 

Kitabı bitirmeden duramadım. Beni yerime çiviledi resmen! "Psikolojik gerilim" ne demek tam anlamıyla anladım! 

Bir kadın psikiyatrist; çok zor durumda olan, korkudan ne yapacağını şaşırmış, ağzını bıçak açmayan, konuştuğu ve görüldüğü anda Kara Adam'ın onu bulacağını söyleyen şiddetli travma yaşamış bir kadın hastasını, bu tür hastalara ayrılan özel bir odada ziyaret ettikten ve onu koruyacağına söz verdikten sonra, 
hiçbir şey eskisi gibi olmuyor...

Bir sabah hastasını odasında bulamıyor... 

Onu koruyacağına söz veren ve buna rağmen başaramayan psikiyatrist bundan sonra zor bir karar vermek zorunda: Ya bunu yapanı bulup kadını kurtarmalı ya da çevresindekileri dinleyip olayın peşini bırakmalı... 

Anlatmak zor. Kitabı mutlaka okuyun derim. Kafanızda sürekli soru işaretleri olacak, sonunu okumadan rahat edemeyeceksiniz. Sonunda ise....

Yazmayım :))


Kitabı bitirdikten sonra birkaç gün kendime gelemedim, beni resmen etkisi altına aldı. Wulf Dorn'u tebrik ederim! 

Arka ve iç kapak sayfası:


Yazar hakkında:

Kitabın geçtiği yer olan "Fahlenberg" ve Doktorun çalıştığı "Orman Kliniği (Psikoterapi ve Psikosomati Psikiyatri Hastanesi)" yazarın kendi yarattığı yerler ve diğer kitaplarına da ışık tutuyor. 
Bu sebeple yazarın kitaplarını okumak istiyorsanız bu kitaptan başlamanızda fayda var. 

Edebi yorumdan uzak olarak küçük bir not; 
Kitapta beni rahatsız eden tek şey Alman olan yazarın 'Doğu Avrupalı' tanımı yaptığı insanlardan çok hoşlanmadığının belli olmasıydı :) Sanırım bu grubun içinde biz de varız. 

Spoiler olamayacağı için yazıyorum; kitabın bir yerinde, bir karı kocanın Türkiye'ye turistik ziyaretleri sırasında, uyuyan otobüs şoförü yüzünden hayatını kaybettiği yazıyor. Bence bu detay çok gereksiz olarak kitaba eklenmiş. Nedense beni çok rahatsız etti. 

Merak etmeyin, bunu bilmenizin kitaba hiçbir etkisi yok :) Çok arada kalan fazla bir cümle. 

Bu sebeple yazar bu kitapta beni biraz irite etse de diğer kitaplarında bir daha böyle bir şeye rastlamadım (Karabasan hariç hepsini okudum ama onda da olacağını sanmıyorum). Belki o dönem başına bir şey geldi diye düşünüyorum? Ve zaten Almanya'da yaşayan Türk sayısı düşünülürse hepsinin bilinçaltında olumlu yer etmediğimiz kesin :) 
Dolayısıyla bu kitapla birlikte bu rahatsızlığım ve yargım sona erdi. Siz de yaşarsanız diye hem not düşmek hem de paylaşmak istedim. Bu sebeple kitabı bırakmayın ;) 

Benim gibi merak duygunuzu ayakta tutan ve sayfaları hızlı hızlı çevirdiğiniz bir kitap istiyorsanız 'Psikiyatrist'ten başlayarak Wulf Dorn kitaplarına göz atın derim. Ben arka arkaya aldığım seriyi bitirdim!! Bir tek 'Karabasan'ı almamıştım; çünkü Çido aralarında en az sevdiğinin o olduğunu söylemişti :) Vakit kaybetmek istememiştim ama elektronik kitabını buldum, sanırım onu da okuyacağım. 


Diğer kitaplarını da paylaşmaya çalışacağım. 

Wulf Dorn Serisi (bu sırayla okumanızı tavsiye ederim):
1. Psikiyatrist
2. Şizofren
3. Oyunbaz
4. Hain Yüreğim
5. Fobi
6. Karabasan

Keyifli, heyecanlı, gerilimli okumalar! 

-----
Şimdiye kadar paylaşabildiğim diğer kitap yorumları:

DEVAMINI OKU

14 Eylül 2017

MİM MİRİM MİM: YAZIN EN'LERİ

Taptatlı blog ikizlerini tanımayan var mı? Evet Fighthing blog sahibeleri tatlı ikizler :)

Bu ikizlerden Esracık bizi hiç unutmaz, mutlaka bahseder, mimler. 

Yine mimlemişti ve geç yapacağım dediğimde sevecenlikle karşılamıştı. 

Yazın En'lerini kışın yapmak çok güzel olmayacağından yine bir yaz ertesi anlatalım bakalım ☺

Benimki belki iki yazlık bir süreç içerir ama olsun o kadar, hem ne kadar çok bilgi o kadar iyi değil mi?!?

Ve Esracım, sana link bırakmayanlara inat ben yazıyı yayımlar yayımlamaz linki bloguna ekleyeceğim ;) Hep beni daha çok sev diye bunlar 😁

Onların güzel mimi burada


MİM SORULARI:

1) Bu yaz okuduğun en güzel kitap?
Cehennem - Dan Brown (Her ne kadar Dan Brown kitapları arasında sona koysam da diğer kitaplara göre yine en üst sırada ;))


2) Bu yaz keşfedip okuduğun en güzel kitap?
Psikiyatrist - Wulf Dorn


3) Bu yaz okuduğun ve sana en büyük hayal kırıklığını yaşatan kitap?
'En büyük hayal kırıklığı' biraz ağır kaçar tabi. Ama içimi sıkan ve zor bitirdiğim kitabı yazayım (sakın kızmayın bana ve yanlış anlamayın, sadece içinde bulunduğum haldeyken bunaldım):
1984 - George Orwell
Kesinlikle okunması gereken harika bir kitap, insanın içine işleyen... Ama yeni anneler lütfen bir süre erteleyin ;)


4) Bu yaz izlediğin en güzel üç film?
Avengers (Marvel, IronMan! Daha ne olsun??)
Zootopia (Güzel bir animasyondu :))
Legion (Bu aslında dizi ama daha çok dizi izleyebiliyorum? Yine Marvel'in parmağı olan fantastik bir dizi, X-man ile bağlantılı)


5) Bu yaz dinlediğin en güzel şarkı?
Yazıma damga vuran şarkılar:
Vega - Serzenişte 
Can Bonomo - Kal Bugün (özellikle migrenliyken 'saçlarım tel tel ağrıyor' kısmı çok uyuyor :))


6) Bu yazı bir kelime ile tarif et?
Soğuk

Esracım yayımlar yayımlamaz link sitende olacak ;) 

Yapmak isteyen herkesi beklerim!
Var mısınız yaz tavsiyelerinizi paylaşmaya?
DEVAMINI OKU
Blogger tarafından desteklenmektedir.